copyright 2010 - 2018 * built with indexhibit

biraz Türkçe, biraz İngilizce, Babil balığını düşleyerek.

kaç kere yazıyoruz... araya zaman giriyor. deneyim sonrası hop bazen sil baştan. bazen eklemeler, çıkarmalar, bazen toptan at çöpe. öyle mi? değil belki. nasıl? 2021 çok başka. çöküşün ortasında kümelenerek ayakta. (sonradan yazacağın notları italik yap. hep sonradan, sonradan. ya daha sonrası?)


Şimdi okuyacağımız paragraf "eskilerden" mesela. 2000'de geçerliydi. Şimdi nedir durumun? Ground control? Buyrunuz:

Her sabah uyku ile uyanıklık arasında zihnim, bedenimin uykuya dalmış olabileceği mekanları tek tek ve hızlıca tarıyor. Duvara, kapıya, pencereye, koltuğa, sobaya, vs. göre bedenimi konumlandırmaya çalışıyor. Daha önce uyuya kaldığım mekanlardan geçiyorum. Ayaklarım duvara, baş pencereye bakıyor; sonra baş pencereye ayaklar duvara. Tanımadığım bir yerdeyim. Yoksa kendi odam mı. Burası neresi. Uyku ile uyanıklık arasında, zihnin bedenini konumlandırmaya çalışıyor. Mekansal ve zamansal bir konumlandırma. Proust'tan okumuştum uyku ile uyanıklık arası "o hal"in hafıza ile bağlantısını. Deneyim ile bir deneyimin yazılı ifadesindeki ustalık arasındaki ilişkiye hayran olmuştum. Şimdi ise, deneyimin tekilliğini, ve deneyimi tarif eden ifadeler/hikayeler ile deneyimin kendisi arasındaki mesafeyi, o türlü şekillere evrilmeye müsait boşluğun muhteviyatını merak etmekteyim. "O hal"de... pek de ince olmayan bir gönderme. ho ho. yeni yılınız kutlu olsun gençler. bir de o son cümleyi tuttum; açalım orayı müsait bir zamanda.

Şimdi bir de burdan yakalım. On sene sonra. Sanki. Bu aşağıdaki "short-bio" denemesine rastlıyorum. Okudukça, "Kılçıktan kurtul," diyorum. -Bir kere birinin boğazından cımbızla kılçık çekmiştim. Ah balığın canı. - "Herkes tanık, herkes düşleyen," diyorum. Herşey tuhaf ve herşey kırılgan. Politik kelimesini görünce kaçasım geliyor ve yazıyorum. Buyrun burdan yakın. Şiiri şükür ki seviyorum. Edebiyat oley. Hafıza diye belirtmek ise etkisiz eleman. Herşey kişisel, herşey toplumsal. O da birşey söylüyor mu bilmiyorum. Beni vur, beni onlara verme çalıyor arkada bir yerde. Edebiyat, benim sidikli kontesim. Oley yani. Tüm bunları aşağıdakini okuduğum için diyorum.2021
"Sanat üretiminde tanık ile düşleyen arasında köprü kuran Evrim Kavcar, yaşamın tuhaf ve kırılgan karşılaşma anlarına odaklanır. Akla kılçık gibi takılan anları çalışmak, kişisel ile toplumsal, şiirsel ile politik arasında bir hafızayı harekete geçirir. Mekanlarla, hafıza katmanları ve edebiyat üzerinden ilişkilenen çalışmalara vesile olur."

"Çok tuhaf, çok tanıdık desem"... ve delik deşik etsem şu aşağıdaki -2015'lik sanırım- short-bio'yu. Sıvadım kolları. Buyrun. Tazecik delik deşik. Stronger together.
"Kavcar, lisansını MSGSÜ Heykel Bölümü’nde (2000), Yüksek Lisansını Fulbright bursuyla San Francisco Art Institute’te (2003), Sanatta Yeterlik çalışmasını MSGSÜ’de (2011) tamamlamıştır. 5inci Sinop Bienali’nde, 3üncü Mardin Bienali’nde, PiST/// Disiplinlerarası Proje Alanı’nda, 28inci Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde (bu çok hoşuma gitmişti işte, sinema peerdesi aşkımdan), Künstlerhaus Bethanien’da, DEPO, HAFRİYAT ve Daire Sanat’ta, Berlin Apartman Projesi'nde çeşitli sergi ve video gösterimlerinde yer almıştır. İstanbul, Tayvan(Taipei), Polonya(Lodz) ve Almanya (Berlin)'de çeşitli sanatçı rezidans programlarına katılmıştır. 2012 yılında davetli olarak gittiği Uganda ve Rwanda'da çocuklarla atölye çalışmalarını, travmanın başka türlü bir diyalog kurma ihtimaline dönme olasılığı üzerine kurgulamıştır. (Aslında ortak ne yaparız, elde olanla ne yapılır, çok da bir ön fikir olmadan, orayı hissederek yol aalmadık mı? Of büyük laaflar gibi geliyor bunlar.) 2013'te akademisyen olarak gittiği Mardin'de de (ah o gidiş) toplum tarafından verili pozisyonlara ait tanımları irdelemeye (kim yapmıyor ki bunu) , farklılıkların karşılaşmasının açtığı çıkmaz ve imkanları aralamaya devam etmiştir. Barış bildirisine imza atmıştır. (aferin, bravo, KHK listelerinde ararsın işte adını böyle; başvuruların böyle asılı kalır; kadronu böyle alamazsın; iyi dileklerin ve borçlarınla ve en çok da yanında durduklarının kafana vurmasına sanki sen bir başkasıymışsın gibi baka şaşa yaşarsın). İstanbul'da yaşamakta, Mardin'e Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde devam ettiği "neredeyiz" merkezli atölye çalışmasına eşlik etmek üzere gidip gelmektedir. (Pandemi - uzaktan eğitim. ben burdayım sevgili okuyucu, sen nerdesin acaba sevgili Oğuz Atay, yumruğumdaki dövme.) Nesin Sanat köyünde yürüttüğü atölye çalışmalarını sevgiyle anmaktadır. (ne güzel başlamıştık. eminim güzel devam ediyordur. çoğul-lukla.tek bir kalıba sokmadan gençleri.) Mardin Müzesi ve Aziz Sancar Bilim ve Sanat Vakfı gibi çeşitli yerlerde, anı, anlam ve anma hallerinin cisimleşmesi üzerine çocuklarla atölye çalışmaları yapmıştır; Qbicart ile bu çalışmaları uluslararası sürdürmektedir. (Bir ara gönüllü destek verdi; şimdi kardeşi devam ediyor.) Zorunlu izne çıkmıştır. Uykusundan çalıp animasyon yapar. Yapmayı dener. Ha 2021 ha 1921. Deliye hergün animasyon, performans, hele Tr'de. Şu an, şimdi. Şimdi forever. "